30.01.2015

Harika Piç / Harika Yabancı by Christina Lauren






Kitap adı : Harika Piç

Yazar adı : Christina Lauren

Orjinal Adı : Beautiful Bastard (The Beautiful, #1)
Tür : Aşk, Yetişkin
Sayfa sayısı : 320
Yayınevi : Pegasus Yayınları
GR puanı : 4.08



Arka Kapak : Aşkta tecrübe diye bir şey yoktur zira her sevda acemi âşıkların bir oyunudur.

ARKADAŞLIK + SEKS = AŞK
AŞK - GÜVEN / CESARET = WH
W x H = ?

Hanna yirmi dört yaşında güzel mi güzel bir bilim insanıdır. Ancak kafasını laboratuvarından dışarı çıkarmadığı için ağabeyi ona en iyi arkadaşı Will'le dışarı çıkmasını tavsiye eder. Will... hani şu Hanna on iki yaşındayken evlerine gelip giden yakışıklı çocuk. Hani şu her kadının hasta olduğu Çapkın Will...

Şimdilerde otuz bir yaşına gelmiş olan Will, Hanna'ya "sosyalleşme" konusunda dersler verecektir. Hem de ne sosyalleşme! Ancak bu çapkından alınan aşk ve ilişki dersleri pek yolunda gitmez ve her ikisi de yıldırım çarpmışa döner. Toparlanmak içinse önce kendilerine şu üç harfli malum duyguyu itiraf etmeleri gerekmektedir.






Elim değmişken serinin iki kitabını da yorumlayayım :)

İlk kitabın orjinalini çok uzun zaman önce okumuş ve çok beğenmiştim. Sade bir dil ve akıcı bir üslupla yazılmış. Ayrıca çok eğlenceli bir hikayeydi. Bir gün kitap alışverişi yaparken bir de rafta ne göreyim! Harika Piç!!! Hemen yapıştım tabii :) Yine okudum ve yine çok keyif aldım. Birbirlerinden nefret eden bir patron ve asistanının macerası çok eğlenceliydi :)




Chloe çok dişli bir karakter ve ben böyle kadın karakterlere bayılıyorum :)


Puan : 4/5










Kitap adı : Harika Yabancı 

Yazar adı : Christina Lauren

Orjinal Adı : Beautiful Stranger (The Beautiful, #2)
Tür : Aşk, Yetişkin
Sayfa sayısı : 328
Yayınevi : Pegasus Yayınları
GR puanı : 4.27


Arka Kapak : Bir İlişkide Sıfıra Vurmak Kolaydır Sonsuzluğa Erişmekse Denklemi Çözecek Dâhi Bir Yürek İster

SEVGİ - SADAKAT = 0
AŞK / İHANET = 0
TUTKU + (GÜVEN + SADAKAT)² x SEVGİ = SONSUZLUK

Ben Sara. Altı yıllık bir ilişkinin ardından kalbime ördüğüm duvarla New York'ta yeni bir hayata başlamaya karar verdim. İnsanın kalbindeki kırık ne kadar derindeyse duvarları da o kadar kalın olur ya hani, ben de kocaman bir duvarla geldim bu şehre. Sonra bir yabancıyla tanıştım. Harika Yabancı. O da duvarını getirip tam benimkinin karşısına koydu ve o duvarlar birbirine çarpa çarpa kırıldı. Çırılçıplak kaldık. Aşk işte… Söylediğinin tersini yapan yaramaz bir çocuk gibi; gel dediğinde kaçan, git dediğinde karşına çıkan.

Ben Max. Gerçi onlar bana playboy diyorlar. Ancak çelişkiler kraliçesi yabancımla tanıştığım gün her şey değişti. Daha önce hiç böyle bir şey olmamıştı bana. Aşk bu sanırım… hangimizin daha ürkek olduğunu bilemediğim bir kuş gibi avuçlarımda. 





Çıktığı günden beri merak ettiğim ama almaya çekindiğim kitaplardan biriydi Harika Yabancı. Hani bazen olur ya, 'hayal kırıklığına uğrarsam?' diye bir endişe yaşanır. Eh, işte öyle bir sebepten almayı erteledim ama en sonunda dayanamadım :D

'Biraz hafif bir şeyler okumam lazım bu sıralar' diyordum. Ve aldım elime, başladım okumaya :) 

Serinin bu kitabında, ilk kitaptan tanıdığımız Chloe'nin arkadaşı Sara ki kendisine ilk kitapta da yer verilmişti, ve Bennett'in arkadaşı Max'in hikayesini okuyoruz. Konu ise güven üzerine işlenmiş.




Başlarda ciddi ciddi hayal kırıklığı yaşıyordum. Böyle devam ederse bu kitabı yerin dibine gömerim hissiyatı içerisindeydim. Yine akıcı ve güzel üslubunu koruyor kitap ama konu beni tatmin etmemişti. Fakat sonraki yaşanan olaylar fikrimi değiştirdi. İlk kitap ne kadar eğlenceliyse bu kitap bir o kadar samimi geldi bana. 

Harika Yabancı'nın puanı da 4/5 :)

Sıkmayan, eğlendiren, keyifli bir seri The Beautiful. Kafa dağıtmaya bire bir :)


Seri de 4 kitap, şimdilik 4 tanede ara kitap var. Tabii bu ara kitaplar bizde  yok. Bunun nedenini bir Pegasus Yayınları'na sormalı ;)

Kitapları sıralayayım bir şöyle :





Sevgiler :)

29.01.2015

Etkinlik / Kitap Tag (Mim, #1)


Sevgili Gamze'nin Kitap Dünyası beni bu güzel etkinliğe davet etmiş.
 Teşekkür ederim :)


1- Kitap okumak için evde belli bir yerin var mı?


Mekan fark etmiyor benim için, kafamı kitabıma gömebileceğim bir yer olsun yeterli :)


2- Ayraç mı yoksa rastgele bir kağıt parçası mı?


Kesinlikle ayraç!



3- Kitap okumayı belirli bir zamanda mı durdurursun yoksa belirli bir bölümde

 ya da bölüm başında mı durdurursun?

İlerletmekte zorlandığım kitaplarda mümkünse bölümü başı, ama hikaye beni sardıysa
 yer önemsiz kalır.


4- Okurken yemek yemek mi bir şeyler içmek mi?


İçmek, hatta çay içmek :)



5- Kitap okurken televizyon seyretmek mi müzik dinlemek mi?


Tercih söz konusuysa müzik dinlemek, böyle sadece piyano çalan bir müzik iyi gider :)



6- Tek seferde bir kitap mı yoksa birden fazla kitap mı?


1'den fazla, 3,4 uygundur.



7- Okurken evde mi yoksa her yerde mi okumayı tercih edersin?

Kitabını cebinde bile taşıyabilen biri olduğumdan her yer :)


8- Kitabın, kafanın içinde yüksek sesle okunması mı yoksa sessizce okunması mı?


Çocukluk alışkanlığı sanırım, içimden yüksek sesle okuyorum genellikle. Ama sessiz 

okumayı tercih ederdim.



9- Önündeki sayfaları okur musun yoksa sayfaları atlar mısın?


Okurum mutlaka. Atlamak, bir şeyleri kaçıracakmışım hissi uyandırır.



10- Ciltli kitap mı karton kitap mı?


Kesinlikle ciltli, onlar bir başka güzel <3



11- Kitap yazıyor musun?

Hep bir kurgum vardır ama kağıda hiç dökmedim :)


28.01.2015

Cinder by Marissa Meyer






Kitap adı : Cinder (Ay Günlüğü 1. Kitap)

Yazar adı : Marissa Meyer

Orjinal Adı : Cinder (The Lunar Chronicles, #1)
Tür : Bilimkurgu, Distopya
Sayfa sayısı : 421
Yayınevi : Artemis Yayınları
GR puanı : 4.12




Arka Kapak : Gelecekte bile, hikaye " bir varmış bir yokmuş" diye başlıyor... İnsanlarla androidlerin yan yana dolaştığı Yeni Pekin'e hoş geldiniz. Her ne kadar birlikte yaşamayı başarsalar da türlerin dostluğu sanıldığı kadar kolay değil. Ölümcül bir veba insan nüfusunu tehdit ediyor. Ay İnsanları, Dünya'yı uzaydan izleyerek doğru zamanı kolluyor. Kimse Dünya'nın kaderinin bir kıza bağlı olduğunun farkında bile değil...

     Becerekli bir mekanik ustası olan Cinder, herkesten saklasa da aslında bir sayborg. Üvey annesinin hakaretleri yetmezmiş gibi şimdi bir de üvey kardeşinin hastalanmasından sorumlu tutuluyor. Yakışıklı Prens Kai'nin hayatına girmesiyle birlikte, Cinder birden kendini gezegenler arası bir anlaşmazlığın ortasında buluveriyor. Sorumluluk ve özgürlük, sadakat ve ihanet arasında kalan Cinder, Dünya'nın geleceğini koruma altına almak için önce kendi geçmişinin sırlarını açığa çıkarmak zorunda... Yeniden kurgulanmış bu masalda Külkedisi ile tekrar tanışmaya ne dersiniz?

Bunlar da Amerika, İtalya ve İspanya kapakları. Benim favorim İspanya :)







Bir bakalım bende ne izlenim bırakmış bu 'Modern Külkedisi' hikayesi?







Bu kitaba başladıktan sonra zaten elime başka bir kitap alamadım. Nnnaalet olası merak :P 

İlgi çekici, merak uyandırıcı bir dünya bekliyor sizi. Ara ara birilerinin saçını başını yolmak isteyebilirsiniz. Biraz hüzün, biraz aşk, biraz oradan, biraz buradan derken çok güzel bir roman çıkmış ortaya. Ben çok sevdim. Zaten Artemis Yayınları ilk 2 kitabı birlikte çıkardı. Ne de iyi etti. Cinder bittikten sonra Scarlet'i elime almamak için biraz direnç göstermiş bulunuyorum. Hemen bitsin istemedim de :D Sanki okumayı ertelersem keyfi biraz daha sürecekmiş gibi geliyor bazen :)




Kitapta üvey anne Adri'nin zimmetinde, Cinder'a bağlı bir de androidimiz var :

 İko :)









İko için güzel çizimler var nette. Yalnız bu yandaki resimleri çok sevdim ben. Bunlardan biri İko olabilir bence :)

Olmayan dudaklarına ruj sürmeye çalışan bu sevimli android, Cinder'ın biricik yardımcısı. Kitabın bana göre en sevimli karakteriydi. <3






Masal, bilimkurgu, distopya karışık bir şeyler okumak isterseniz derhal gidip ilk 2 kitabı satın alabilirsiniz. 
Unutmadan şunu da ekleyeyim : Kitabın son 100 sayfasını resmen yedim! Uça uça okudum. Bilginiz olsun.

Ben bu kitaba 5/5 verdim :)

2. kitap Scarlet yorumu için buraya bir tıkçık :)

Resim kaynakları için bir buraya tıkçık bir buraya tıkçık :)

Sevgiler :)

24.01.2015

Klişe Kitap Cümleleri




Güncel kitaplarda sık karşılaştığımız cümleleri paylaşalım istedim. Malum artık bizlerde aynı cümlelerle karşılaşmaktan "gözlerimizi deviriyoruz". :D

Aralıklı olarak güncellenecektir :) Katkılarınızı esirgemeyin :)


Instagramda #klişekitapcümlesi adı altında bir etkinlik başlattım. Katkıda bulunan herkesin klişe kitap cümlesini aşağıda bulabilirsiniz :)




  • Tuttuğumun bile farkında olmadığım nefesimi bıraktım.
  • Üç parça takım elbisesi üzerine tam oturuyordu.
  • Bakışlarımı ayağıma indirdim.
  • Hiçbir zaman çok ağlayan biri olmamıştım.
  • Onu görmediğim halde arkamda olduğunu hissettim.
  • Tüm hayatım boyunca asla bir yere uyum sağlayamadım.

  • Ağırlığımı bir ayağımdan ötekine verdim. (@incimsi)
  • (Dengesini kaybedip yüzüstü kapaklanacağı yerde, yakışıklısı tarafında kavranan şahıs:) Ah!(@incimsi)
  • Göğsündeki siyah tüyleri göbeğine doğru azalıyordu. (@incimsi)
  • İnsanın içini delip geçen gözleri vardı, hele o rengi, mavinin bu tonunu daha önce hiç görmemiştim. (@incimsi)
  • Kızgınken/arzuluyken gözlerinin rengi koyulaşıyordu/yumuşuyordu. (@incimsi)
  • (Kadın karakter, kafası karışık düşüncelere dalmış yürümektedir:) O da ne? Sert ve sıcak bir şeye çarptım, kafamı kaldırıp 
     - Afferder... 

       Kahretsin o, onun burada ne işi var? (@incimsi)
  • Daha önce beni öpen olmadı, bende öpülmek istemedim. Ama onu öpmenin nasıl bir his olduğunu aklımdan çıkaramıyorum, acaba dudakları yumuşak mı? (@incimsi)
  • Kahretsin! Yataktan yeni kalmış saçları ona çok yakışıyor. Ellerimi saçlarında gezdirsem acaba yumuşak mıdır? (@incimsi)
  • Her zaman normal bir kız oldum. Çok güzel sayılmam. Zayıf bile değilim. Yuvarlak hatlarım, yüzüme büyük gelen gözlerim ve dudaklarım, belirgin özelliklerim. (@incimsi)

  • İlk defa senin yanında bu kadar huzurlu uyudum. (@bookbloggersdoitbetter)
  • Sen benimsin. (@bookbloggersdoitbetter)
  • Yaralarımı sardın. (@bookbloggersdoitbetter)

  • (Kızın oğlana saydırdığı hakaretler üzerine oğlandan cevap olarak:) Daha kötüleri de söylenmişti. (@myblogisbetterthanyourvlog)

  • (Kız karakterlere hitaben) Sen masumsun. (@athenaninguncesi)

  • Bu yatağa/odaya daha önce hiçbir kızı getirmedim. (@kristalkitap)

  • Sen daha iyilerine layıksın. (@ezgulendam)

  • Sen benimsin. (@fatma_imran_)
  • (Kitabın başlarında erkek karakterlere hitaben) Senden nefret ediyorum. (@fatma_imran_)

  • Seni hak etmiyorum. (@azkabansavior)
  • (Kadın karakteri ikileme sokan ikinci erkeğin aşkını açıkladıktan sonra aldığı cevap:) Ben seni arkadaşım olarak görüyorum. (@azkabansavior)

  • Kapıyı çalan Ahmet'ten başkası değildi. (@ruhumunkahvesi)

  • Gitmek zorundaydım. (@readamorfik)

  • Canımı yakıyorsun, bırak. (@pijamalikitaplik)
  • Ben karanlığım. (@pijamalikitaplik)

  • O ana kadar nefesimi tuttuğumun farkında bile değildim. (@bookisrainbow)
  • Aslında seni gördüğüm an herkesten farklı olduğunu anlamıştım. (@bookisrainbow)
  • Sanki onun kollarında olmak için yaratılmıştım. (@bookisrainbow)
  • Seni seviyorum. (@bookisrainbow)

  • (Kötü çocuktan masum kıza: ) Bana neler yaptığın hakkında hiçbir fikrin yok. (@bookmazee)

  • Sen benimsin. (@apollonunguncesi)

Cümle değiller ama klişe garantili olduklarından ekliyorum :)
  • Çarpık gülümsemeler. (@kitapiklimi)
  • Kadınların yüzlerini benzettikleri meyveler. Elma yanak, kiraz dudak. (@kitapiklimi)
  • Kendisinin nerede başlayıp onun nerede bittiğini bilememek. (@kitapiklimi)
  • Baş roldeki kızların çocuk için 'bana bakmaz' ayağına yatması ama ne hikmetse kitaptaki 12345 kişinin ona bakması. (@kitapiklimi)

  • Sinirlenince yumruklarını ya da bir şey - direksiyon olabilir - sıkıp eklem yerlerinin bembeyaz olması. (@mehtapvekitap)

  • Omuz silktim. "Kız arkadaşı olacak biri değilsin sen."
"Peki ya yanılıyorsan?" dedi. "Ya öyleysem?"
"Öyle misin?"
Birkaç saniye sessiz kaldı. "Sanırım artık öyleyim." (@thecursedparadise)


  • Bana ne yaptığına dair en ufak bir fikrin bile yok senin. (@birkitapmucizesi)

  • Savaş meydanında nam salmış korkusuz adam, aşık olmaktan korkuyordu... (@arzumada)





İndeks

Yeni Bir Başlangıç - Connected by Kim Karr




Kitap adı : Yeni Bir Başlangıç

Yazar adı : Kim Karr

Orjinal Adı : Connected (Connections, #1)
Tür : Romantik
Sayfa sayısı : 384
Yayınevi : Yabancı Yayınları
GR puanı : 4.16

Arka Kapak : Ya "Hayatta bir kez" olabilecek bir şey için ikinci bir şansınız varsa? Trajediyle dolu geçmişi Dahlia Londonın ruhunu tamamen parçalamıştı. Mutlu son onun için bir hayalden bile uzaktı. Ama ya yeni bir başlangıç şansı olsaydı?

Wilde Onesın solisti River Wilde, Dahlianın hayatına yeniden girdiğinde, ilişkilerini ateşleyen güç, geçmişte engel olunan duyguların da etkisiyle fazlasıyla yoğundu. Dahlia, geçmişin izleri ve yeni hayatı arasında bocalarken hissettiği acı yavaş yavaş hafifliyordu ama suçluluk duygusundan kurtulamıyordu. River, onun kurtarıcısı olmak istiyor, onu yeniden hayata döndüren adam olmak için her şeyi yapıyordu. Ama peşlerini hiç bırakmayan bir geçmişle, kendilerine yeni bir gelecek kurabilecekler miydi?





Bu seride 6 kitap, 3 adette ara kitap var. İlk kitap güzel övgüler almış. Serinin diğer kitaplarının puanları da ortalama aynı derecelerde gidiyor. Böylede bir tanıtım videosu yapmışlar :)

Henüz okumadıysanız, izlemeseniz daha iyi sanırım :)



Youtube videosu için tıkçık :)




Güzel olmuş :) Kitapla ilgili genel bir özet var bu videoda. Okuyanlar daha rahat anlayacaktır


                            "Nereden gelirse gelsin 
                      üzerimizdeki her bir yara izinin
                        mutlaka bir güzelliği vardır."



Gelelim benim düşüncelerime :) 
Öncelikle kapak çok seksi değil mi? Evet içerikte biraz öyle. Ama tam yazarın abarttığını düşünmek üzereyken vazgeçtim. Yani abartmamış. 

Dahlia zor zamanlar atlatmış bir genç kız. Ailesini genç yaşta kaybetmiş. 5 yaşından beri arkadaş olduğu Ben ile sevgililer. Kitabın başları geçmişten günümüze parçalar halinde ilerliyor. Çok hızlı gidiyor gibi geliyor başta. Sonra yaşanan bir trajedi üzerine kızımızın ne hale geldiğini görüyoruz. Hikayede ani bir yavaşlama, sonra yine başlardaki hızına kavuşuyor. Burada kastettiğim hız, zaman.

Keyifle okudum. Özellikle Dahlia'nın başına gelenlerden sonraki hayat felsefesini çok sevdim. 




             "Sonsuza dek yaşayacakmışsın gibi 
hayal kur. 
                      Bugün ölecekmişsin gibi yaşa."


Yalnız uyarayım! Çok vurucu bir final bekliyor sizi. Ben biraz şok durumundaydım açıkçası. İnsanda hemen devamını okuma isteği uyandırıyor. Fakat çevrilmesi için beklememiz gerekecek maalesef :( Ben bu kitaba 4/5 verdim :)

İkinci kitap (Paramparça) yorumu için tıkçık :)
Sevgiler :)

21.01.2015

Tatil - The Holiday (2006)

Film Adı : Tatil
Orjinal Adı : The Holiday
Yapım Yılı : 2006
Yönetmen : Nancy Meyers
IMDb puanı : 6.9
Tür : Romantik, Komedi
Süre : 138 dk.




Bana sayfalarca üzerine yazabilecekmişim, ama yazmaya başlayınca anlatmak için kelime bulamayacakmışım hissi veren nadir filmlerden biri oldu bu film.. Tesadüfen, amaçsız, önerisiz aldığım, 'bir bakalım' diye izlemeye başladığım yapım.. Hayran olup çıkacağım aklımın ucundan geçmezdi!


İlk durağım filmin konusu! Hani yabancıların çılgınlıklarına filmlerden de gördüğümüz kadarıyla alışığız. Görmedikleri, tanımadıkları, dillerinden bir haber oldukları ülkelere giderler. Bu filmde olay biraz daha ilginç. Bilinmeyen bir yere gitmekle kalmayıp, ev, araba, eşya ne varsa bir süreliğine takas ediliyor. Amanda ve Iris, birbirlerini hiç tanımayan fakat duygusal anlamda aynı kulvarda ilerleyen kişilerdir. Iris Noel tatili için, karşılıklı ev değişimi yapan bir siteye evinin ilanını vermiştir. Bulunduğu ortamdan uzaklaşmak isteyen Amanda ise tatil için yer araştırırken kendini Iris ile anlaşma yapmış halde bulur. Ve bu iki umutsuz kadın 2 haftalık bir maceraya kucak açarlar. Şahsi fikrim, bu ev değişimi olayı benim için fazla uç ve böyle bir delilik yapabileceğimi sanmıyorum! Gerçekten büyük cesaret ister.




 İkinci durak filmin süresi! Uzun evet. Ama filmin öyle güzel bir atmosferi varki, bu uzun görüntü bana kendini hiç hissettirmedi. IMDb'nin anti romantik - komediciliğine bol bol şahit oluyorum. Bu tutuma rağmen 7.0'ye yakın bir puan alması, her ne kadar IMDb'ye güvenimi kaybetmiş olsamda, izlemek isteyenler için gösterilecek noktalardandır.


resim


Üçüncü durak oyunculuklar! Bu noktayı vurgulamak lazım. Her oyuncumuz ayrı yetenekli, fakat bir araya gelmek için çok doğru bir proje seçmişler. Ortaya müthiş bir enerji çıkmış. Cameron Diaz Amanda karakterini tam anlamıyla yansıtmış. Büründüğü güçlü kimlik, tatlı mimikler ve kendine karşı olabildiğince dürüst bir işkolik. Kate Winslet çok tatlı bir oyunculuk sergilemiş. Iris'in duygularını o kadar güzel yansıtmış ki çığlık attığı sahnede benimde içimden çığlık atmak geldi. Jude Law, en çokta onun oyunculuğunu sevdim. O yakışıklı, karizmatik görüntünün altındaki çaresiz ve sevimli adam çok etkileyiciydi. Ağladığı sahnede de içimden bir şeyler koptu sanki.




Dördüncü durak senaryo! Filmi mükemmelleştiren iki unsur, oyunculuklar ve senaryo. Film hikaye tadında başlıyor. Oyuncular yaşıyor, sızıntı halinde de izleyiciye yaşatıyor. Bir bakıyorsunuz ki birileri hislerinize tercüman olmuş!
Gözyaşlarıma hakim olamadığım bir sahne vardı, çok anlamlıydı. Senaryoda bir noktaya takıldım. Ama filmin büyüsü bu kusuru silmeye yeter de artar bile. Beni irite eden tek noktaysa Jack Black'ti. Ona şahsi bir antipatim var zaten ama onun yerine daha sevimli biri oynasaymış kendi adıma daha mutlu olurdum.
Favorilerime girmiştir. Benim film zevkime tam anlamıyla hitap etmiştir. Bu nedenle benim için arşivliktir. Orjinal dilinde izlemeniz de tavsiye olsun. :)



Search

Kaç Mİsafİr Ağırladım? :)

İzleyİcİler

Son Yorumlar

Neler okuyorum?

Her Gün
Kızıl Gökler Altında Kızıl Denizler
Middlesex


Angel's books's favorite books »

2017 Reading Challenge

2017 Reading Challenge
Angel's books has read 50 books toward her goal of 100 books.
hide

Angel's books's bookshelf: read

Yakıcı Sır
Korku
Kimi Seçtiğine Dikkat Et!
Kime Dokunduğuna Dikkat Et!
Kalpsiz
Barbarlar Şehri


Angel's books's favorite books »
Blogger tarafından desteklenmektedir.

E-Posta İle Takİp Edİn

Popüler Yayınlar

Bumerang - Yazarkafe