25.06.2015

Sen Gittiğinden Beri - Bully by Penelope Douglas







Kitap adı : Sen Gittiğinden Beri


Yazar adı : Penelope Douglas

Çevirmen : Ecem Kodak
Orjinal Adı : Bully (Fall Away, #1)
Tür : Yeni Yetişkin, Aşk

Sayfa sayısı : 416
Yayınevi : Aspendos Yayınları / 2015

GR puanı : 4.18


Arka kapak : Derinden gelen bir sesle konuştu. "Bence arkadaşlığın ötesinde bir yere gidiyoruz Tate ama bu lanet şeylere yol açacak." Keskin kelimeleri beni kırdı ve derin bir nefes aldım. Onun için hiçbir şey ifade etmiyor muydum? Gözümde biriken yaşlar yüzünden etrafı bulanık görmeye başladım. Yüzümdeki acıyı görmüş olacak ki sert ifadesi gitti ve gözlerini yere dikti.

"Tate." Bana doğru yürümeye başladı, sesi daha yumuşaktı... Bu sırada cebimden fotoğrafı çıkarttım ve onun göğsüne iliştirdikten sonra hızla eve koştum. Evin içine girene kadar ağlamamak için kendimi tuttum. Bu bir daha olmayacaktı.

Kapıyı kapatıp kilitledikten sonra onun zalimliğine ve kendi akılsızlığıma ağladım. Başımı yavaşça kapıya vurdum ama darbeler zedelenen gururumu onarmaya yetmiyordu. Jared beni hak etmemişti ama küçük bir uğraşla beni elde etmişti. Bu bir daha olmayacaktı.
(Tanıtım Bülteninden)


Bugünkü konumuz kapağıyla dikkatimi çeken bir kitap.

Hayal kırıklığı içindeyim :((((

Hemen sert girmeyeyim, önce bir sakin olayım...

Arka kapak pek fikir vermiyor, gördüğünüz üzre. GR puanı gayet iyi. Fakat kitaba başlayınca ne göreyim. Yaş 16! Araya 1 yıl giriyor yaş 17, kitap bitiyor yaş 18!!! Yani olmuş mu? Bu yaşı anlatan bir kitaba böyle kapak olmuş mu?????? Hadi kapağıyla okuru yanılgıya düşürdün, bari arka kapakta biraz konudan bahsette bizde ne okuyacağımız bilelim değil mi ama? 

Ben size bahsedeyim efendim konudan. 16 yaşında lise öğrencisi bir kızımız var. Adı Tate. 1 yıllığına eğitim için Fransa'ya gidecek. 1 yılın sonunda okuluna geri dönüp son senesini tamamlayacak ve üniversiteye doğru yol alacak. 

Fakat liseye başladığından beri kızımızın başında bir bela var. Bu belanın adı Jared. 

Aslında bu iki genç çocukluklarından beri çok yakın arkadaşlarmış. Ama bir gün ne olduysa çocuk kıza kaba davranmaya başlamış. Sanki Tate'in en yakın arkadaşı gitmiş yerine zorbanın biri gelmiş. Zavallı kızımız neler çekmiş neler. Jared azmetmiş, her yaptığıyla Tate'i bütün okula rezil edip durmuş. 

Tate Fransa'ya gitmeden önceki gece bir okul partisine gidiyor. Jared'ta partide ve Tate'in gidişinden önce son zorbalığını da yapıp kızı yine herkese rezil ediyor. 

Veee 1 yıl sonra...
Birbirinden nefret eden iki genç, artık zorbalığa boyun eğmeyecek bir kız, erkeğin sırları ve dalaşmalarla geçen bir kitap. 

Aslında konu güzel. Ama kız karakterde problem vardı bana göre. Yani güçlü görünmeye çalışıyor ama iç sesi ortalığı karman çorman etti. Hani karakter güçlü görünmeye çalışır fakat içten içe korkaktır ya da içten de güçlüdür ve boyun eğmez. Ama bu kız söylediklerimin karmaşası içinde sürekli. Yani tam olarak ne yapmaya çalıştığına anlam veremedim bir türlü. 

Yalnız bu negatif etkinin yoğun bir kısmının çeviriden kaynaklandığını düşünmeden edemiyorum. Çünkü öyle yerler var ki 'ne dedi bu şimdi' deyip durdum. Zaten cümlelerden de sıkıntı olduğu rahat rahat anlaşılıyor. Orjinalini okumadım, o yüzden kesin yargıyla yaklaşmak istemiyorum. Yazarın anlamsız atlamaları olmuş sık sık veya çeviri yetersiz ki bende epey kafa karışıklığıyla okudum kitabı. 

Bu kitap Fall Away serisinin ilk kitabı. Seride 4 kitap ve bir novella var. Bu 1 adet novella da erkek karakter Jared'ın ağzından anlatılmış. Kitabın sonunda bu novellaya ait 11 sayfalık bir bölüm var. Gerçekten şu an okur muyum okumaz mıyım bilmiyorum. 

Tate'den zaten pek hoşlanmadım. Jared'ı da nereye koyacağımı bilemedim. 
Bu kitap aslında 2 puanlık bana göre ama karmaşasına rağmen akıcıydı. 1 günde bitirdim. Bunun hatrına 3 puan aldı benden. Sonra 3 puan yine fazla geldi. Neticede 2 puanda karar kıldım :D

Tavsiyem indirimde falan bulursanız, okumaya kitap bulamadığınız bir zaman dilimindeyseniz alıp okumanız olacak. 

Nasıl bir 'bestseller' bu kitap ve nasıl 4.18 gibi bir puan almış anlamadım ben bu işi :/ 

Ayrıca klasik olarak noktalama işaretlerinde de sık hatalar yine gözünüze batacak.

Aranızda okuyanınız varsa lütfen aşağıya yorum bıraksın. Kolay kolay bir kitaba negatif söz edecek biri değilim çünkü. 

Sevgiler :)



24.06.2015

Tehlikeli Temas - Fallen Too Far by Abbi Glines






Kitap adı : Tehlikeli Temas (Rosemary Sahili, #1)

Yazar adı : Abbi Glines
Çevirmen : Derya İmer Aydınlık
Orjinal Adı : Fallen Too Far (Rosemary Beach, #1)
Tür : Yeni - Yetişkin, Aşk

Sayfa sayısı : 256
Yayınevi : Pegasus Yayınları / 2015

GR puanı : 4.26






Arka kapak : Bambaşka dünyalardan gelen iki üvey kardeş… Asla sizin olmaması gereken şeylere duyulan arzu…

Blaire Wynn'in en son istediği şey babasının yeni ailesinin yaşadığı Florida'daki Rosemary Sahili'ne taşınmaktır. Ancak seçim şansı yoktur. Bir hastalık yüzünden ölen annesi, ardında yüklü borçlar bıraktığı için Blaire'in Alabama'daki çiftliği elinde tutması mümkün değildir.

Koltuğunun altındaki tabancayla kamyonetini zengin sahil kasabasına çeken Blaire buraya asla uyum sağlayamayacağını bilmektedir. Babasının Paris'e gittiğini ve onu yeni üvey kardeşi Rush Finlay'le yalnız bıraktığını öğrenince daha büyük bir hayal kırıklığı yaşar. İnsanları hor gören, hiçbir şeyden pişmanlık duymayan, adı çıkmış bir rock yıldızının oğlu olan Rush yakışıklı olduğu kadar şımarıktır da… Ve Blaire'i gördüğü anda genç kızın kanına girer.

Yaz ayları ilerledikçe genç kadın, Rush'ın asla tahmin etmediği yanlarını görecek ve birbirlerine karşı hisleri görmezden gelemeyecekleri kadar güçlenecektir. Ancak Rush, Blaire'in tüm dünyasını yıkacak bir sır bilmektedir. Blaire genç adamın tehlikeli temasına kendini kaptırmadan önce bu gizemi ortaya çıkarabilecek midir?

"En sevdiğim Abbi Glines kitabı olarak listemin zirvesine yerleşti."
-Colleen Hoover-
(Tanıtım Bülteninden)

Bir hafta ortasından kocaman selamlar :)

Türkçe'ye çevrilmesini beklediğim bir serinin ilk kitabı Pegasus Yayınları'ndan çıktı ve bende direk saldırdım :D


Geçen yıl bu seri ile ilgili bir çok blogger yazılar yazdı, paylaştı. Merakım cezboldu tabii. Bende orjinalini okumaya başladım. Anlaşılması kolay bir dil. Yani öyle sağlam bir İngilizce'ye gereksinim duymuyorsunuz. Bende o hızla bu seriden 4 kitap okumuştum. Sonra Pegasus, kitabı yayınlayacağını duyurdu. Çok mutlu oldum tabii ;)


Kitabı hatta seriyi ne kadar sevdiğimi az çok anladınız sanırım. Ama müthiş bir seri gibi bir çıkarımda bulunmayın. Kitaplar kısa ve ciddi anlamda akıcı. Nasıl bittiğini anlamıyorsunuz. Sevimliler. Ve kitap kapağından da anlayacağınız üzre seksiler :) 

Instagram'da bir kısmın, kitabın bu kapakla yayınlanmasına karşı çıktığını gördüm. Aslında kapak içerikle çok uyumlu. Bence güzel bir iş yaptı Pegasus ama tabii tutupta bu kitabı her yerde elinize alamazsınız. Maddi özgürlüklerini henüz kazanamamış, kitaplarını büyüklerine aldıran okurseverler için de durum iç açıcı değil. Yani babama ya da anneme 'bu kitabı almak istiyorum' diyemezdim sanırım :/ Kapağın orjinal kalması, kitabı okumak isteyen kesimin bir kısmı için talihsizlik oldu maalesef. 

Yalnız şöyle bir durum var. Kitabı zaten ulu orta gezdirmenize gerek yok. Benim gibi böyle çerez ve sevimli kitaplar olmalı diye düşünenlerdenseniz, sizde nasıl bittiğini anlamayacaksınız bile. Ki ben ne olacağını bilmeme rağmen elimden bırakamadım. Bitirdim ve sonra yine ne olacağını bilmeme rağmen keşke serinin devamı da çıkmış olsaydı dedim.

Konuya geleyim mi? Evet geleyim :D 

Blaire 19 yaşında, annesini yeni kaybetmiş, hayatın acılarıyla çok genç yaşta tanışmış sapsarı saçlı, Barby bebek gibi bir kız. 5 yıl önce ikiz kız kardeşinin ölümüyle babası evi terk etmiş. Sonra annesi hastalanmış ve kızımız ergenliğini yaşayamadan ağır yükleri sırtlanmış. Annesinin ölümünden sonra harç borç sıkıntısıyla karşılaşmış ve kalmış 5 parasız. Hayatta ona kalan tek insanı yani babasını, istemeye istemeye aramak zorunda kalmış. Niyeti bir iş bulup para kazanmak ve kendi kendine geçinmeye, bir hayat kurmaya başlamak. 

Babası da 'atla gel yanıma' demiş. Kızımız düşmüş yollara. Cebinde kalan 20 dolarla Rosemary Beach sahiline varmış nihayet. 

Ama bir bakıyor ki ortada babası filan yok! Blaire'in geri dönmek için cebinde parası yok! Gidebileceği yer yok! Müthiş çaresiz durumda anlayacağınız.

Sonra Rush isimli bir karakter giriyor devreye. Kötü çocuk imajlı bir genç bu çocuk. 

Giriş için bu kadar bilgi yeterli :D

Kitap size klişe gelebilir. Yani klişe cümleler var bolca. Ama güzel bir kurgu var. Finalde sağlam bir darbe var. Seveceğiniz, boğmak isteyeceğiniz karakterler var. Ve ben yazarın sağlam bir kadın karakter yazdığı düşünüyorum. Bazı noktalarda Blaire öyle şeyler yapıyor ki içinizin yağları eriyor, 'Yürü be kızım!' demek geliyor insanın içinden :D

Son olarak yazar bu seriyi 15 kitap!!! olarak planlamış. En son baktığımda 8-9 görünüyordu, ne ara 15'e çıktı anlamadım :D :D :D Son iki kitabın isimleri henüz belli değil gördüğünüz üzre. Seri sıralamasını yazarımız şöyle belirlemiş :

1. Fallen Too Far (Rush & Blaire)

2. Never Too Far (Rush & Blaire)

3. Forever Too Far (Rush & Blaire)

4. Rush Too Far (Rush & Blaire)

5. Twisted Perfection (Woods & Della)

6. Simple Perfection (Woods & Della)

7. Take A Chance (Grant & Harlow)

8. One More Chance (Grant & Harlow)

9. You Were Mine (Tripp & Bethy)

10. Kiro's Emily (FREE novella)

11. When I’m Gone (Mase & Reese)

12. When You're Back (Mase & Reese)

13. The Best Goodbye (Captain)

14. Title TBA (Nan)

15. Title TBA (Dean)


Yanlarda gördüğünüz isimlerden Rush, Blaire, Woods, Grant, Bethy ve Nan'le ilk kitapta tanışacaksınız. Benim favorim Woods'tu ama seri tamamlanınca ne düşünürüm bilemiyorum şu an. Baksanıza, 15 kitap!!!! Vay arkadaş :D

Şu sıralar çoğu okurda bir okuyamama durumu söz konusu. Eğer böyle kitapları seviyorsanız ve okuyamama durumuna yakalandıysanız ideal seçimdir. 

Sevgiler :)




16.06.2015

Bazıları Kalbini Dinler - Love Like The Movies by Victoria Van Tiem






Kitap adı : Bazıları Kalbini Dinler



Yazar adı : Victoria Van Tiem

Çevirmen : Özlem Özarpacı
Orjinal Adı : Love Like The Movies
Tür : Çiklit, Aşk

Sayfa sayısı : 384
Yayınevi : Parodi Yayınları / 2015

GR puanı : 4.02






Arka kapak : O üzer.
O gider.
O hep uzak, o hep acı.
Yine de o.
İlle de o. 
Hep o.

Bir ses böler tüm düşüncelerini. Bir ses. Ne cılız ne de susacak gibi. Umutsuzluğun sessizliğine eşlik ederken o hep konuşur! "Vazgeçme!" Olmaz, dersin. "Olur!" İstemiyorum, dersin. "İstiyorsun!" Sus, dersin. Sadece sus.

Tüm örselenmişliğine inat son çırpınışıdır yüreğinin sana söylediği. Bin defa söyler: Beni dinle Milyon defa: Asla aşktan vazgeçme. Son kez atacağını bilse bile: Onu seviyorsun.

"Bazıları Kalbini Dinler bir kitaptan çok daha fazlası. Aşk, tutku ve tercihlerle ilgili bir hikâye… Kısacası hayatın ta kendisi. Okurken hem güldüm hem de gözyaşlarıma hâkim olamadım. Şiddetle tavsiye ediyorum."
-The Romance Reviews-
(Tanıtım Bülteninden)

Yine çok cici bir kitapla karşınızdayım :)

Romantik komedi sever misiniz? Ben bayılırım :D

Bu kitabın kapağı bana hep bir drama hissi vermişti (değilmiş!). O yüzden epey süre kitaptan uzak durdum.
Orjinal kapaklara bir bakış attım daha sonra. 

Tabii ne demek, sizinle de keyifle paylaşırım ne bulduğumu :D







D&R'da Parodi indirimi olunca 'hadi bir cesaret' deyip aldım. Bir giriş yapayım, 50 sayfa filan okuyup ara veririm diye başladım. Ama bırakamadım elimden. Su gibi akıp geçti. Ne zamandır ilk sayfalardan beni kendine bağlayacak bir kitaba denk gelsem diye bir isteğim vardı. Bu kitapla dileğim yerine gelmiş oldu ;) Elimden gelse hiç elimden bırakmaz, bitirene kadar okurdum!

Şöyle bir alıntı paylaşayım, belki biraz derdimi anlatabilirim:


"İç çekerek telefonumu çıkarıp Facebook uygulamasına tıkladım. İnsanların ne yaptığını görmek için sürekli telefonuma bakarım. Sonra da bunları, kendi yaptığım ya da yapmadığım şeylerle kıyaslarım. Bu da bana aslında ne yapmam gerektiğini düşündürür. İşin gerçeği... sonunda aynı şeyleri yapmaya devam edip dururum. Bunu yaparak vaktimi boşa harcamış olurum, o kadar."


Konudan da bahsedeyim biraz. 

Kenzi 29 yaşında, işinde gücünde ve hoş bir adamla nişanlı genç bir kadın. Yıllar yılı ailesi ve çevresinden gördüğü muamele yüzünden kendini hep önemsiz hissetmiş. İçimizde bir yerlerde yaptığımız işlerin ebeveynlerimiz tarafından onaylanmasını isteyen küçük çocuklar vardır ya hani, Kenzi'nin içindeki o küçük kızın sesi epey çıkıyor :) 

Her şey yolunda gider gibi görünürken, Kenzi'nin geçmişinden bir hayalet fırlayıveriyor ve ortalık karışıyor tabii :)

Kitap, benim gibi romantik komedi filmlerini sevenler için bol tebessümlük bir kitap :) Size filmlerden bahsedecek. O filmlerin cici sahnelerinden bahsedecek. Dudaklarınızı kulaklarınıza doğru bol bol çekiştirecek :)


Sanırım kitabı en iyi kitabın kendisi anlatır ve onun içinde bir alıntıyla yazıma son vereyim:


"Oğlan kızla tanışır ama günün birinde yolları ayrılır. Ancak kaderin cilvesi onları yeniden bir araya getirir. Romantik komedinin tahmin edilebilir bir rota izlemesinin hiçbir önemi yoktur. Kalbimize dokunmayı başarır çünkü temelleri gerçeklerde gizlidir. Büyülü gerçeklerde..."


Film tadında, sevilesi, okunası... 

Sevgiler :)


9.06.2015

Başka Dilde Aşk - Archer's Voice by Mia Sheridan









Kitap adı : Başka Dilde Aşk


Yazar adı : Mia Sheridan

Çevirmen : Hanife Albayrak
Orjinal Adı : Archer's Voice
Tür : Yeni Yetişkin, Aşk

Sayfa sayısı : 392
Yayınevi : Yabancı Yayınları / 2015

GR puanı : 4.52


Arka kapak : New York Times, USA Today ve Wall Street Journal Çoksatan Romanı Başka Dilde Aşk, korkunç bir gecenin hatıralarına zincirlenmiş bir kadının ve sevgisiyle o zincirleri kırabilecek adamın hikâyesi. Geçmişin acı yüklü izlerini taşıyan sessiz bir adamın ve sesini bulmasına yardım edebilecek kadının hikâyesi. Acının, kaderin ve aşkın iyileştirici gücünün hikâyesi…
(Tanıtım Bülteninden)


Merak edilen ve çok beğeni toplayan kitaplardan birini biraz kurcalayayım istedim bugün :)

Duygusal bir roman. Ağır yükler dolu bir roman. Güzel evet ama ben beklediğimi alamadım...

Konudan bahsedelim biraz. 

Bree isminde bir kızımız var. Zor zamanlar geçirmiş, babasının ölümüne şahit olmuş ve günün birinde 'benim buradan gitmem lazım' deyip bir süreliğine yaşadığı yeri terk etmeye karar vermiş. 

Sessiz, sakin bir sahil kasabasına yerleşiyor köpeğiyle birlikte. Daha ilk günden bu kasabayı sevmeye başlıyor. Arkadaş ediniyor ve tuhaf bir adamla karşılaşıyor. 

Üzerindeki kıyafetler ona ait değilmiş gibi duran, saçı sakalı birbirine karışmış genç bir adam bu, adı da Archer :)

Kitabın anlatımı güzel, çevirisi güzel. Bir yerde sıkıntı vardı. Archer'ın başından geçenlerin anlatıldığı bölümlerden birinde yaşının 7 olduğu, diğerinde daha büyük bir yaş yazması gerekirken yaşının 6 olduğu gözüme çarpmıştı. Bunu da çevirmenimiz Hanife hanım dikkate alıp cevap yazdı sağolsun. Kitap 2. basıma giderse, yayınevinden hatanın düzeltilmesini isteyecek. :)

Kitapla ilgili bilgi sahibi olmayan okurlar yazıma burada bir ara vermenizi öneririm ki hevesiniz kaçmasın :) 

Kitapla ilgili sıkıntıları anlatmaya geçiyorum şimdi. 
Okumadıysanız, kendiniz ne olduğunu 
görmek istiyorsanız, 
yazıya devam etmeyin emi? ;)


Archer çocukluğunda bir kaza geçirmiş ve bu nedenle konuşamıyor. Bree'nin ise babası işitme ve konuşma engelli bir adammış. Bu nedenle Bree karakteri işaret dilini konuşabiliyor.

Archer konuşamadığından kasaba tarafından dışlanmış bir çocuk. Yalnızmış, çok çok yalnız. Kasaba dışladıkça Archer kendini çekmiş, Archer kendini çektikçe kasaba dışlamış filan. Bu kısır döngü nedeniyle de Archer karakteri, kasaba halkı tarafından kaba, kavgacı ve yabani olarak biliniyor.

E bu yabani çocukla kim iletişime geçiyor dersiniz? :D

Evet doğru bildiniz, cevap Bree :D

Burada iletişim sıkıntısı çeken konuşamayan bir çocuk ile, fiziksel sağlık problemi yaşamayan ve psikolojik yükler taşıyan bir kızın ilişkisi var. Bir kaç yıl önce kitapla aynı ismi taşıyan Türk yapımı bir film izlemiştim. Orada sağlıklı bir kız ve konuşma-işitme engelli bir erkek karakter vardı. Bu aşinalık nedeniyle bana bir negatiflik çöktü tabii. Yanlış anlaşılma olmasın, kitapla bahsettiğim filmin benzer yönleri karakterlerin sağlık durumları ve iletişim sıkıntısının yarattığı özgüven problemleri sadece. Konu ve kurgu farklı kulvarlarda, onu belirteyim. Ama aşina oldum bir kere ne yaparsınız? :D

Diğer bir sıkıntımsa şu: Koca kasabanın Archer'a sırt çevirmesine bir nebze anlam verebilirim ama bazı karakterler var ki işte onların sırt çevirmesine hiçbir anlam veremem, veremedim, veremeyeceğim!

Ayrıca finalde öyle bir şey oldu ki! 'Aklıma gelen başıma gelirse bu kitap işi Türk filmine bağlayacak!!' dedim ama aklıma gelen başıma gelmedi, iyi ki de gelmedi :)

Bir kaç nokta daha var aslında ama onlardan bahsetmeyeyim hiç. Böyle yazdıkça kitabı kötülüyormuşum gibi hissediyorum da :/ 



Yazıya ara verenleriniz buradan devam edebilirler ;)



Daha önce de dediğim gibi kitap güzel. Hatta duygusal bir döneminizdeyseniz ağlayabilirsiniz bile. Bende beğendim ama beklediğim kadar etkileyici bulmadım. O yüzden 3 puan aldı benden. 

Ek olarak geçenlerde kitabın film haklarının satın alındığını ve yazarın senaryo üzerinde çalıştığını da öğrenmiş bulunuyorum. Terabitia Köprüsü filminin yapımcısı Lauren Levine üstlenmiş filmin yapımcılığını. Durum böyle olunca filmle ilgili umutlarım büyüyor tabiii :) 

E hadi bakalım, çıksın da izleyelim :))

Şuraya da bir ön okuma bırakalım ;)



Sevgiler :)

Search

Kaç Mİsafİr Ağırladım? :)

İzleyİcİler

Son Yorumlar

Neler okuyorum?

Her Gün
Kızıl Gökler Altında Kızıl Denizler
Middlesex


Angel's books's favorite books »

2017 Reading Challenge

2017 Reading Challenge
Angel's books has read 50 books toward her goal of 100 books.
hide

Angel's books's bookshelf: read

Yakıcı Sır
Korku
Kimi Seçtiğine Dikkat Et!
Kime Dokunduğuna Dikkat Et!
Kalpsiz
Barbarlar Şehri


Angel's books's favorite books »
Blogger tarafından desteklenmektedir.

E-Posta İle Takİp Edİn

Popüler Yayınlar

Bumerang - Yazarkafe