29.05.2015

Karmakarışık - Tangled by Emma Chase





Kitap adı : Karmakarışık (Tangled, #1)


Yazar adı : Emma Chase
Orjinal Adı : Tangled (Tangled, #1)
Tür : Günümüz Aşk

Sayfa sayısı : 433
Yayınevi : Ephesus Yayınları / 2015

Çevirmen : Deniz Beril Bacaklılar

GR puanı : 4.19


Arka kapak : Zengin, yakışıklı ve kendini beğenmiş Drew Evans ile güzel, zeki ve hırslı Katherine Brooks buluştuğunda işlerin karmakarışık hale gelmesi şaşılacak bir şey değildir.

Drew Evans'ın işi, milyon dolarlık anlaşmalar yapmak ve New York'un en güzel kadınlarını tek bir gülümsemeyle baştan çıkartmaktır. Peki, öyleyse neden yedi gündür evden dışarı çıkmıyor? Neden mahvolmuş, sefil bir halde ve depresyonda? Ona sorduğunuzda size sebebinin grip olduğunu söyleyecektir fakat hepimiz bunun doğru olmadığını biliyoruz.

Katherine Brooks, Drew'un babasının yatırım bankacılığı firmasında işe başladığı anda gösterişli playboyun hayatındaki her alanın bir karmaşaya sürüklenmesine sebep olmuştur. Profesyonel alandaki yarışları Drew'un cesaretini kırıyor, Katherine'e karşı hissettiği çekim dikkatini dağıtıyor ve onu yatağa atma girişimlerindeki başarısızlığı ise tamamen sinirlerini bozuyordur.

Nasıl oluyordu da kadının biri çıkıyor ve ağzı iyi laf yapan çapkın bir adamı mahvolmuş, umutsuz biri haline getirebiliyordu? Hayatta asla sahip olmak istemediği tek şeyi gerçekleştirerek.

'Karmakarışık' dünyada en çok kullanılan kitap sitesi Goodreads'de yapılan oylamalar sonucu 2014'ün en iyi çıkış yapan kitabı seçilmiştir.
(Tanıtım Bülteninden)

Gündemimiz çok çok çok cici bir kitap :)



En iyi çıkış yapan kitap kategorisinde Goodreads'te birincilik almış bir romantik komedi :)

İlk olarak kapağına bayıldım. Kitap ciltli. İç ciltte de aynı tatlı kırmızı rengi kullanmışlar. Resimli kapakla da sade cildiyle de çok şeker. Sayfa sayısı fazla gibi görünebilir ama aldırmayın, çünkü inanın öyle su gibi bir anlatımı var ki, çarçabuk bitiveriyor :)

Sevmediğim özelliği ise şimdiki zaman ekiyle anlatılıyor olması. Önce bir hayal kırıklığı yaşadım ama kitapta Drew sanki karşınızda oturmuş da size anlatıyormuş gibi bir hava olduğundan bu negatiflik gözüme pek batmadı.

Konusu klişe, hemde nasıl klişe :D O yüzden şaşırmayı filan beklemeyin sakın. Zengin, karizmatik, yakışıklı, zeki ve çoook başarılı bir genç adam olan Drew Evans karakteri, tabii ki aynı zamanda inanılmaz çapkın biri. Bu yaşına dek hiç aşık olmamış, günü birlik ilişkilerle yetinmiş ve daha fazlasına neden ihtiyaç duyulduğuna bile anlam veremeyen, sizi yer yer çok sinir edecek türden bir karakter. 

Evet, bu tarz adamlara ne olur bilirsiniz. Gün gelir, işte öööyle bir kız çıkar ve bu burnu havada züppenin hayatının altını üstüne getirir! :D 

Drew içinde böyle bir kız var elbette, adı da Kate :)

Şimdi diyeceksiniz ki böyle klişe bir konuysa neden okuyayım ki?

İşte tam bu noktada yazarımız Emma Chase, farkını ortaya koyuyor. Kitap Drew'un ağzından anlatılıyor. Yani bu tarz hikayeleri kadınlardan dinlemeye alışığız ya hani. Burada madalyonun diğer yüzü var. Yazarın çok güzel ve eğlenceli bir anlatımı var. Kahkahalara boğuldum diyemem ama eğlendim gerçekten :D

Bu kadar sıradanlaşan bir kurguya, güzel bir dokunuş yapılmış ve çok şeker bir kitap çıkmış ortaya ;)

Seri 4 kitaptan oluşuyor :









2. kitap Twisted. İlk kitaptan sonra 2 yıl geçmiş. Kate'in anlatımıyla devam ediyor hikaye.












3. kitap Tamed. İlk kitapta tanışacağınız karakterlerden
 Dee-Dee ve Matthew'un 
hikayesini anlatıyor ki Dee-Dee cidden düşmanınız olmasını isteyeceğiniz türden bir kadın değil :D












4. kitap Tied. Burada yine Drew'un anlatımına geri dönmüş yazar. Evlilik öncesi son bir sınav var bu serseri için :D









Serinin durumu böyle. İlk kitabı ben çok sevdim. He ille de alın okuyun demiyorum ama eğlenmek isterseniz değerlendirmeniz gereken bir kitap olduğuna dikkat çekmek istiyorum. 

Ayrıca böyle feminizme yatkınsanız epey sinir olacaksınız demektir:)) Şahsen bir ara Drew'a sağlam bir tokat atmak istediiim, sonra karşısına çıkıp 'gerizekalııııı!' diye bağırmak istediiim, 'oh olsun sana' bile dedim :D



Sonuç itibariyle ben bu seriye kesin devam ederim ^^



Sevgiler :)




27.05.2015

Kitap Alışverişi, #10

Merhabalaaaarr :)

D&R'ın 5 TL indirimini kurcalarken ve çok çok çok merak ettiğim kitaplar çıkmışken yine bir alışverişe girişeyim dedim :) Bakalım neler almışım? :)


Kitaplardan iki tanesi ciltli. Ciltli kitabın tadı başka yalnız onu söyleyeyim :D




Evet sırayla gidelim:

Karmakarışık / Tangled

Emma Chase - Ephesus Yayınları : Bu kitap kapağıyla dikkatimi çekenlerden yine. Renkleri çok şeker. İç cildi de çok şık, aynı tatlı kırmızı kullanılmış. 2013 yılında 13929 oyla yıllın en iyi çıkış yapan romanı seçilmiş bu kitap. Günümüz Aşk kategorisinde, 4 kitaplık Tangled serisinin ilk kitabı. Yorum için tıkçık :)



Girdap / Vortex

Julie Cross - Pegasus Yayınları : 3 kitaplık Fırtına Serisi'nin 2. kitabı. İlk kitabı okuyup çok beğenmiştim. Seriye mutlaka devam ederim demiştim. Bu serinin doğaüstü olayı, zaman yolculuğu. Büyük ihtimalle seri tamamlandıktan sonra genel bir yorum yazıp yayın paylaşırım. Serinin devamı için hayal kırıklığına uğramamak ümidiyle :)





Hafıza / Memoria

Leonardo Patrignani - Pegasus Yayınları : 3 kitaplık Multiversium serisinin ikinci kitabı. İlk kitap Telepati'yi nasıl bir hızla, paldır küldür okuduğumu hala hatırlıyorum. Öncelikle serinin kapakları muhteşem!!! Konu olarak benim beğenimi zaten kazanmıştı. Bu seride de paralel evrenler söz konusu. Seri bitince, yine hakkında yazacağım serilerden biri. Bu kitap bitecek ve ben ilk kitapta olduğu gibi yine devamı için çıldıracağım, kesin!



Benim Uzak Yıldızım / These Broken Stars

Amie Kaufman&Meagan Spooner - GO! Kitap : 3 kitaplık Starbound serinin ilk kitabı. Bilim-kurgu, genç-yetişkin türünde. GO! Kitap genç okurlar için sürükleyici hoş kitaplar basıyor ve kapak tasarımları zaten çok hoş. Ayrıca maddi açıdan da çok uygun bir yayınevi. Bu yüzden beni çok çok çok büyük bir hayal kırıklığına uğratmadıkları sürece çıkardıkları kitapları alıp okumaya devam edeceğim. 



Vahşi / Half Wild

Sally Green - DEX Yayınları : Bela Üçlemesi'nin ikinci kitabı. İlk kitap Bela, benim favorilerim arasındadır. Yayınlandığı yılın en iddialı kitaplarındandı ve film hakları FOX 2000 tarafından satın alınmıştı. Genelleme yaparsak Bela'yı okuyanlar ya çok sevdi, ya da nefret etti. Ortasında kalana denk gelmedim. Ben çok seven kesimdenim. Adamımız Nathan çok sağlam bir karakter. İlk kitapla kendisini, geçmişini okuduk. Şimdi ise gelecek olaylar için sabırsızım. Yalnız şunu belirteyim DEX yine basım kalitesini arttırmamakta direniyor. Diğer kitaplarla yanyana koyduğumda kitap sayfaları resmen gri/mor arası bir renk olarak göze batıyor. :/ Uyarmadı demeyin :)



Başka Dilde Aşk / Archer's Voice

Mia Sheridan - Yabancı Yayınları : Çok merak edilen kitaplardan biri. Goodreads puanı tam olarak 4.52!!! Yeni yetişkin, romantik türünde. Yabancı Yayınları yine çok beğeni toplayacak bir kitap seçti diye düşünüyorum. Yorum için tıkçık :)





Sağdan Birinci Mezar /First Grave on the Right
Soldan İkinci Mezar / Second Grave on the Left
İlerden Üçüncü Mezar / Third Grave Dead Ahead

Darynda Jones - Doğan Egmont Yayıncılık : Bu da fantasik bir seri. Serinin adı Charley Davidson. İlk kitabı 1 yılı aşkın süre önce okumuştum ve sevmiştim. 5 TL indirimde olduklarını görünce de kitaplığıma katmak istedim. Yalnız bu seri görünen haliyle 11 kitap olarak planlanan, şu ana kadar 8 kitabı yayınlanan, Türkiye'de de 3 kitabı çevrilen bir seri. Çıtır çıtır yemelik bir hikayesi var ve umuyorum devamı da gelir.








Cress

Marissa Meyer - Artemis Yayınları : Ay Günlüğü / The Lunar Chronicles serisinin 3. kitabı. İlk kitap modern Külkedisi (yorum için tıkçık :) ), ikinci kitap modern Kırmızı Başlıklı Kız (yorum için tıkçık :) ), üçüncü kitap ise modern Rapunzel'i anlatıyor. Fantastik, bilimkurgu sevenler için rahatlıkla tavsiye edebileceğim bir seri bu. Çok sevimli :) Bu seride bir kaç tane yan kitap var ama yan kitaplardan öne geçen Fairest'i Artemis şu sıralar yayına hazırlıyor. Son kitap Winter ise yurtdışında Kasım/2015'te görücüye çıkacak. Umarım bizde son kitap için çok beklemeyiz :)



Son olarak ufacık minicik şirincik bir kitap daha var :)

Fantastik Canavarlar Nelerdir, Nerelerde Bulunurlar? / Fantastic Beasts & Where to Find Them

J. K. Rowling - Yapı Kredi Yayınları : Harry Potter Serisi'nden elimde olmayan tek kitap. Artık hepsini aldığıma göre orjinallerini mi okumaya başlasam nedir? Her an bir çılgınlık yapabilirim :D
Bu kitap Harry'e ait ve içinde Harry'nin kendi notları var. Hem bu fantastik yaratıklarla ilgili bilgileri okuyacağım, hemde Harry'nin notlarıyla eğleneceğim :))






Tedarik sürecinde iki kitabım daha var ama onlarda sürpriz olsun artık :)


Sevgiler :)

16.05.2015

Dönüm Noktası - Pivot Point by Kasie West






Kitap adı : Dönüm Noktası (Pivot Point, #1)


Yazar adı : Kasie West
Orjinal Adı : Pivot Point (Pivot Point, #1)
Tür : G
enç - Yetişkin, Paranormal, Romantik
Sayfa sayısı : 300
Yayınevi : Hyperion Kitap

Çevirmen : Güneş Becerik Demirel

GR puanı : 4.08


Arka kapak : Trevor, dudaklarıma yapışıyor ve yalnızca cümlemi değil nefesimi de kesiyor. Yüzümü ellerinin arasına alıyor ve dudaklarını yavaşça benimkilerin üzerinde gezdiriyor. Vücudumdaki bütün sinir uçları elektriğe kapılmış gibi.

Sonra geri çekilip gözlerimdeki ifadeyi inceliyor. Beni tekrar kendine çekmeden önce, "Beni kaybetmedin," diyor. Tam onu bütün gün boyunca öpebileceğime karar verdiğim anda, "Addison?" diyor.
"Evet?"
"Ya bu, bir Araştırmaysa?" diye soruyor.
Kaskatı kesiliyorum. "Ne?"
"Bunu daha önce hiç düşündün mü? Ya şimdi içinde bulunduğumuz bu an, gerçek değilse? Ya sadece olasılık dâhilindeki bir hayali görüyorsan?"

Ustalıkla kurgulanmış, enfes ve zekice bir hikâye.
-Kiersten White, New York Times'ın en çok satanlar listesinden Paranormal adlı eserin yazarı-

Eşsiz kurgusu içinde iki gerçekliğin aynı anda akışını izledikçe kendinizi karakterlere yalvarırken bulacaksınız -o telefonu sakın açma, o eve sakın girme, sakın o adamla konuşma. Dönüm Noktası hem gerilimli ve romantik hem de zorlu ve büyüleyici. Kesinlikle dikkate değer bir başlangıç. 
-Robison Wells, Variant adlı romanın yazarı-
(Tanıtım Bülteninden)

Çok cici bir romanı inceleyeceğim bugün <3

Gözüme çarpan kitaplardandı ama konusunu filan araştırmamıştım. Sonra bu kitapla ilgili çok iddialı bir yorum okudum. E tabii merak galip geldi ve başladım kitaba. Yazı puntosu büyük ve 300 sayfa olunca beğenmesem bile çok oyalamaz beni dedim ama böyle keyif alacağım aklıma gelmemişti. 

Bilindiği üzre fantastik hastasıyım. O yüzden başka bir türlü sevdim ben kitabı :)

Konuya geleyim:

Addie 16 yaşında, okumaya bayılan bir genç kız. Ebeveynleriyle birlikte yaşıyor. Kardeşi yok. Çok yakın bir arkadaşı var, Laila. Normal insanlardan ayrı bir bölgede hayatını sürdürüyor. Dahil olduğu topluluk, diğer tüm insan ırkından farklı. Çünkü bu topluluktaki insanlar, normal olanlardan ilerideler. Zihinsel güçleri var ve bunu normallerden korumak istiyorlar. Alttaki resim gibi bir görüntü düşünün. Bu bir illüzyon. Bu toplulukta yaşayanlar kendilerini korumak için yaşadıkları alanı böyle bir illüzyonla kaplıyorlar. Aslında orada bir kasaba var ama diğer insanlar o bölgeye bakınca sadece sıradağlar görüyorlar.




Addie'nin gücü ise bir Ayrıştırıcı olması. Ne demek bu? Addie kendi hayatıyla ilgili bir yol ayrımına geldiğinde geleceği araştırabiliyor. Seçeneklerinin kendini nereye götüreceğini geleceğe bakarak görebiliyor. Bu şekilde hangi yolun kendi için daha iyi olduğuna araştırma yaparak karar verebiliyor.

Evet, mutlu mesut yaşarken günün birinde Addie hiç beklemediği bir haber alıyor. Anne ve babası boşanmaya karar vermiş. Babası yaşadıkları bölgeyi terk edecek. Bu durumda Addie'ye bir karar vermek düşüyor. Annesiyle mi kalacak? Yoksa babasıyla normal insanların dünyasında yaşamaya mı başlayacak?





Bu durum Addie'yi araştırma yapmaya sürüklüyor tabii. Annesiyle kalması ve babasıyla gitmesi durumunda ne olacağını görmek zorunda. Giriş böyle :)


Başlarda klasik genç-yetişkin romanı diye düşünüyordum. Bilirsiniz, hep karşılaştığımız aşk üçgeni durumu. Ama dili çok akıcıydı, keyifliydi. Addie güzel ve zeki bir karakter. Diyaloglar çok şeker. Sonra yazar kendini gösterdi ve 'sıradan mı sandın, yanıldın' dedi bana resmen :D

Ben kitaplarda şimdiki zaman ekiyle yapılan anlatımlardan hiç hoşlanmıyorum. Arka kapakta da böyle bir anlatım vardı. 'Hadi be!' dedim, 'keşke böyle olmasaydı.' Ama kurgu ve Addie'nin durumu bu negatifliği sildi süpürdü. Birinin rüyasını dinlemek gibiydi. İnanın beni hiiiiiç rahatsız etmedi bu durum.

Öyle güzel karakterler var ki, hepsine ayrı ayrı, derin duygular besliyorum. <3 0_0 :/ :P ^^

Kitabı elimden bırakamadım! Ve son 100 sayfada bitecek telaşım başladı...

Sonlara doğru zaten müthiş bir aksiyon var. Size tahmin yaptırıyor hikaye. Benim tahminlerimin bazıları tuttu bazıları tutmadı. Ama o son ne öyle yaaa??? Kitap biter bitmez Instagram'a yapışıp paylaştım. Yayınevi bu serinin ikinci kitabını mutlaka mutlaka mutlaka çıkarmalı!!!! 



Hyperion Kitap! 

Duy sesimi!!! 

2. kitap

lütfeeeeeeeeeeeeeennnnnnnnnnnnnn?




Bu arada seride iki kitap var :) İlk kitap orjinal kapak ve Addie işte böyle bir kız:







Orjinal kapakların çok daha ilgi çekici olduğunu düşünüyorum. Telif hakkıyla ilgili miydi sorun bilmiyorum ama keşke orjinal kapak kullanılsaymış. İkinci kitap, Split Second kapağımız da böyle: 





Ek olarak kitapta minik basım hataları var. Önceleri gözünüze çarpabilir ama sonra kitap size her şeyi unutturacak!

Önerilerimden keyif alan kitap sever dostlar, durmayın, bu kitaba yapışın! 



Sevgiler :)


12.05.2015

Neşeli Günler - The Sound of Music (1965)







Film Adı : Neşeli Günler
Orjinal Adı : The Sound of Music
Yapım Yılı : 1965
Yönetmen : Robert Wise
IMDb puanı : 8.0
Tür : Biyografi, Dram, Aile
Süre : 174 dk.




Konusu : 1930'lu yılların Avusturya'sında Salzburg yakınlarında bir manastırda yaşayan Maria (Julie Andrews)'nın ne kadar gayret gösterse de bir rahibe olmak için gerekli niteliklere sahip olmadığı anlaşılır. Her gün dağlara çıkıp şarkı söylemekten hoşlanan hayat sevinci ile dolu cıvıl cıvıl bir kız olan Maria sürekli olarak sabah dualarını kaçırmakta, manastırdaki işlerini aksatmaktadır. Baş rahibe Abbess (Peggy Wood) yemin edip bir rahibe olmadan önce gerçek dünyayı biraz daha tanıyabilmesi için Maria'yı bir mürebbiye arayan yedi çocuklu Kaptan Von Trapp (Christopher Plummer)'ın malikanesine gönderir. Donanmadan emekli olmuş Kaptan'ın karısı yeni ölmüştür. Soğuk ve mesafeli bir insan olan kaptan çocuklarını askeri bir disiplin içinde büyütmektedir. Babaları ortada olmadığında bütün haşarılıklarını ortaya döken çocuklara mürebbiye dayanmamaktadır. Kısa sürede işi bırakan onlarca mürebbiyenin sonuncusu olan Maria iyimserliği ve müziğin de yardımı ile çocukların kalbini kazanmayı başarır. Arkasından da Kaptan'ın güvenini kazanır. Viyana'da oturan cazibeli bir kadın olan Barones Schraeder (Eleanor Parker)'le bir evliliğe hazırlanan Kaptan'a aşık olan Maria ikisinin arasından çekilmek için manastıra geri döner. Çocuklar ise Barones'in gitmesini, Maria'nın geri gelmesini isterler. Sonunda Maria'yı sevdiğini anlayan Kaptan Von Trapp onunla evlenir ve balayına çıkarlar. Ancak ülke sıcak günler yaşamaktadır. İkinci Dünya Savaşı arifesinde Avusturya'yı ilhak (Anschluss) eden Almanya rejimini bu ülkeye tüm kurumları ile yerleştirmeye başlamıştır bile. Nazizm karşıtı tutumunu çoktan belli etmiş olan Von Trapp ailesi artık emniyette değildir. Alman donanmasında aktif göreve de çağrılınca Kaptan ailesini Avusturya'dan çıkarmak için harekete geçer. (Kaynak : sinemalar.com)





Film başladığında çocukluğuma gittim. Hani şu tek kanal dönemi varya işte oralara. Çok keyifli bir duyguydu.


Edindiğim bilgiye göre kitaba dayanan bu film aynı zamanda 1959 yılının aynı isimli Brodway müzikalinden uyarlanmış. 1965'te ABD'de vizyona giriyor ve 20th Century Fox şirketini batmaktan kurtarıyor ki bu da filmin yayınlandığı tarihte topladığı beğeninin önemli bir göstergesi. Yıl 1967, Türkiye'de vizyona giriyor ve 2 yıl sonra filmin Türk versiyonu çekilip, izleyicinin beğenisine sunuluyor. Belirtmem gerek, Türk versiyonunu şu tarihte bile beğenerek izleyen kitledenim ben. 


Olay 1930'lu yıllarda Avusturya'da geçiyor. Maria adlı karakterimiz rahibe olmak istemekte ve bir manastırda yaşamaktadır. Fakat o kadar hayat dolu bir kızdır ki kendini doğadan, şarkı söylemekten alıkoyamamaktadır. Bu nedenle gitmesi gereken yerlere yetişememekte ve görevlerini aksatmaktadır. Hal böyle olunca baş rahibe Maria'nın kiliseden bir süre uzaklaştırılmasına karar verir ve onu donanmadan emekli olmuş, karısını yeni kaybetmiş, sert ve çok disiplinli bir adam olan Kaptan Von Trapp'ın yedi çocuğuna mürebbiyelik yapması için kiliseden gönderir.



Bilmeyenleriniz için söyleyeyim. 1969 yapımı, Hülya Koçyiğit ve Ediz Hun'un baş rollerini paylaştığı 'Sen Bir Meleksin' adlı film, The Sound of Music'in Türk versiyonudur.



İzlediğinizde Maria'nın çocuklara notaları öğrettiği şarkının bestesinin Türk versiyonuyla tıpa tıp aynı olduğunu farketmemeniz olanaksız. 'Sözleri de aynı mıdır acaba?' diye çok merak etmiştim. İşte orada senaristimiz oynamalar yapmış. Ayrıca filmin Nazi, rahibe ve kilise kısımlarından uzak durmuş.





Aldığı ödüllerin yanı sıra gerçek hayat hikayesine dayanıyor olması filmin artılarından. Christopher Plummer gerçektende çok karizmatik bir adammış gençliğinde. Julia Andrews'ta çok hoş, cıvıl cıvıl bir oyunculuk sergiliyor. Film gayet güzel eğlendiriyor ki bu kadarını 1965 yapımı bir filmden beklemiyordum. Keşke şarkı söylemek, beste yapmak benim içinde bu kadar kolay olsaydı. 



Zaten sevdiğim bir Türk yapımının orjinalini izlemek çok keyifliydi. Beni tek sıkan nokta (aslında en önemli özelliklerinden ama) filmin müzikal ağırlıklı olmasıydı. Bu da tamamen şahsımın müzikallerden fazla hoşlanmamasına dayanır. Benim için var olan bu negatifliğe rahmen 3 saate yakın bir zaman dilimi hem çok eğlenceli geçti, hem de çok keyifliydi. 


Buyrun ve ruhunuzu pozitif enerjiyle doldurun. :)




İyi seyiler :) 

11.05.2015

Kurucunun Kızı - The Book of Ivy by Amy Engel



Kitap adı : Kurucunun Kızı (Kurucunun Kızı, #1)


Yazar adı : Amy Engel
Orjinal Adı : The Book of Ivy (The Book of Ivy, #1)
Tür : G
enç - Yetişkin, Aşk, Distopya
Sayfa sayısı : 272
Yayınevi : Yabancı Yayınları

Çevirmen : Merve Özcan

GR puanı : 4.22


Arka kapak : Dehşet verici bir nükleer savaş sonrası Amerika Birleşik Devletleri büyük ölçüde yok edilmiş, sadece küçük bir grup hayatta kalmıştı. Geriye kalanları kimin yöneteceği konusunda Lattimer'lar ve Westfall'lar arasında çıkan savaşı Westfall ailesi kaybetmişti. Ve beş yıl sonra barış ve kontrol, her yıl yapılan bir törenle, kaybeden tarafın kızları ile kazanan tarafın erkeklerinin evlendirilmesiyle sağlanmaktaydı. 

Bu yıl benim sıram gelmişti. Benim adım Ivy Westfall ve görevim basitti: Başkan'ın oğlunu, müstakbel kocamı öldürmek ve Westfall ailesinin gücünü geri kazanmasını sağlamak. Ama görünen o ki, Bishop Lattimer ya çok yetenekli bir oyuncu ya da ailemin iddia ettiği gibi kalpsiz, zalim bir çocuk değil. Hatta beni bu dünyada gerçekten anlayan tek kişi bile olabilir. Ama kaderimden kaçmama imkân yok. Ben Westfall mirasını geri alacak kişiyim. Bishop ölmeli. Ve onu öldüren ben olmalıyım… 

"Bir oturuşta okudum. İ-NA-NIL-MAZ-DI! O nasıl bir sondu öyle?!" - Wendy HIggIns, Tatlı Şeytan ve 
-Tatlı Tehlike romanlarının yazarı-

"Etkileyici ve ince düşünülmüş bir dünya, merak uyandırıcı bir başlangıç, cesur bir kahraman." ?
- KIrkus RevIews-

"Güçlü karakterler, karmaşık ilişkiler, politik entrikalar ve ihanet, kitabı elinizden bırakmanıza engel olacak; daha fazlası için sabırsızlanacaksınız!" 
-School LIbrary Journal-

"Kurucunun Kızı'nda bir distopyada arayacağınız her şey var: tüyler ürpertici bir olay örgüsü, heyecan verici karakterler ve her kelimesi özenle yazılmış bir hikâye."
-InsIghtful MInds RevIews-
(Tanıtım Bülteninden)

Yine bir distopyayla karşınızdayım, ne yapayım? Seviyorum bu türü :D  

Nasıl anlatsam ki bu kitabı?
Basit desem değil, ağır desem değil...



Nasıl bir dünyadır anlatılan, kendiniz öğrenmek isterseniz 
bu kısmı pas geçin emi? ;)



Konuyla başlayalım:

Yıl 2075.
10.000 kişilik bir topluluk birlikte mutlu mesut hayatlarını sürdürüyorlar. Zamanında epey çetin savaşlar ve radyasyon insanları mahvetmiş. Araba yok, çünkü benzin, gaz ve türevleri yok. Ya yayan yürüyeceksiniz ya bisiklet süreceksiniz. Elektrik var ama kullanımı çok kısıtlı. Mecbur olmadıkça ve önemli yerler haricinde elektrik kullanılmıyor. 




Bu topluluk yaşadıkları toprak parçasının çevresini çitle çevirmiş. Dışarıdan içeri giriş yasak. İçerden dışarı çıkış ise ancak suç işlemiş ve ceza almışsanız var ama dışarı çıkmak ölüm demek! Orada açlık, susuzluk, hastalık vs. gibi bir çok tehlike var. Giden geri gelmiyor, arada gelen oluyor ama çok kötü durumda dönüyorlar. İçeri tekrar girerlerse zaten idam ediliyorlar. Yukarısı bıyık, aşağısı sakal anlayacağınız.



Tabii her yerde olduğu gibi burada yaşayan insanlarda ikiye bölünmüş. Başkan'ın bölgesi ve Kurucu'nun bölgesi. Başkan ve Kurucu'nun aileleri bu topluluğun kurulum aşamasında yönetime geçmek için savaşmışlar. Bu savaşı Başkan'ın ailesi kazanmış. Kurucu'nun ailesi diğer tarafın zaferini kabul etmiş ama bu hakkın daima kendilerine ait olduğunu düşünmeyi bırakmamışlar. Yani burada toplumun refahı için anlaşmaya varmış iki düşman aile söz konusu.

Bu halkın nüfusu az. Doğan çocuklarda radyasyon belasının izlerini taşıyor hala. 

Bu duruma çözüm olarak 16 yaşına girmiş gençleri evlendirmeye başlamış yönetim. Evlenen bir genç kız ne kadar erken doğum yaparsa, çocuğunun sağlıklı olma yüzdesi o kadar yüksek oluyormuş. 

Önemli noktalardan bir ise şu:
Bu gençler kiminle evleneceklerine kendileri karar veremiyorlar. İki cephe arasındaki huzurun devam etmesi için her genç diğer topluluktan biriyle evlendiriliyor. 16 yaşına basmış kız ve erkekler, evlenmeleri için eşleştiriliyorlar. Testlere tabi tutuluyorlar, birbirleri için uygun olup olmadıklarına bakılıyor. Eşleşme uygunsa evlendiriliyorlar, değilse, eh orasını da kendiniz okuyup görün artık :)

Sistem bu.



Yukarıdaki uyarıma uyup pas geçeceğiniz kısım bu kadardı :)





Romanımızın kahramanlarını tanıyalım:

Kurucu'nun kızı 16 yaşındaki Ivy ve Başkan'ın oğlu 18 yaşındaki Bishop.

Ivy, çok acayıp bir kız. Uzun boylu, kumral, gri gözlü ve güzel. Onu babası ve ablası büyütmüş. Ve her bir hücresine nefret işlemişler. 

Bishop'da uzun boylu ve yakışıklı bir genç adam. Ama ona dair bir şey yazmıyorum buraya. Bu tatlı çocuğu kendiniz çözün :)

Bu yaşlar için uçuk bir işleyiş bu romandaki distopya. Ama anlatılan dünyaya bakınca beni rahatsız eden bir durum olmadı. 

Yönetimin kuralları gereği Bishop ve Ivy evlendiriliyor. 

Kitabın arka kapağındaki özete geliyorum şimdi. Kurucu taraf, daha önce bahsettiğim gibi yönetimi kendi hakkı görmekten hiç vazgeçmemiş ve bu hakkı geri kazanmak için plan yapmış. Ivy, Bishop'la evlendirildikten sonra Bishop'ı öldürecek, sonra Başkan öldürülecek ve yönetim Kurucu tarafına yani Ivy'nin babasına geçecek.




İlk başlarda, çok kısa bir süre roman bana tarihi aşk romanı tadı verdi. Okuyan bilir. Tarihi aşk romanlarında genelde çiftler bir mecburiyet üzerine (mal, mülk, genelde ünvan vs.) evlendirilir. Evlilik sonrası çift birbirini tanımaya, anlamaya başlar. Ivy ve Bishop arasında da böyle bir ilişki var işte. 

Bir nevi düşman aile çocukları oldukları için ilişkileri çok yavaş ilerliyor. 

İlerleyen sayfalarda gidişata dair net bir fikre sahip oldum. Ama farklı bir dokunuş gelmek zorunda dedim hep. Yoksa kitap çok sıradan kalacaktı. Güzel ama beklentimi karşılamayanlar arasında girecekti. Beklediğimi aldım tabii ki :)





Bu iki gencin arasındaki ilişki ilmek ilmek dokunuyor. Bu çok hoşuma gitti benim. Pat diye oluşan duygular pek sarmıyor beni çünkü. Yazar yaşanan duyguları size minik lokmalar halinde yedire yedire ilerleyip karnınızı doyuruyor.

Kitap kapağı, cildi ve ayraçlarıyla çok şık. Ama çok kısaydı be!!! Hemen bitti :(

İkinci kitap Kasım ayında yurt dışında çıkacak. Araştırdığım kadarıyla zaten seride iki kitap var ve umarım ikinci kitap çok çok çok daha uzun olur, çünkü yazarın kalemini cidden çok sevdim, gerçekten umudum büyük! 

Dip not olarak eklemek istediğim bir şey var. Çeviri konusunda biraz sıkıntı vardı. Orjinalini okumadım ama bazı cümleler kelime anlamlarıyla çevrilmiş gibiydi. Ara ara beni rahatsız etti bu durum, söylemeden geçemedim.


Vee ikinci kitabın orjinal kapağı karşınızda :) 





Okumak isteyenlere güzel bir seyir olması dileğiyle :)  



Sevgiler :)

Search

Kaç Mİsafİr Ağırladım? :)

İzleyİcİler

Son Yorumlar

Neler okuyorum?

Her Gün
Kızıl Gökler Altında Kızıl Denizler
Middlesex


Angel's books's favorite books »

2017 Reading Challenge

2017 Reading Challenge
Angel's books has read 50 books toward her goal of 100 books.
hide

Angel's books's bookshelf: read

Yakıcı Sır
Korku
Kimi Seçtiğine Dikkat Et!
Kime Dokunduğuna Dikkat Et!
Kalpsiz
Barbarlar Şehri


Angel's books's favorite books »
Blogger tarafından desteklenmektedir.

E-Posta İle Takİp Edİn

Popüler Yayınlar

Bumerang - Yazarkafe